BASKETBOL SÖZLÜĞÜ
Tam listeye geri dön.
Safety Player -
Güvenlik oyuncusu. Hücum sırasında orta sahaya yakın olan oyuncu; fast break’i kesmekle görevlidir.
Sagging -
Ters taraf savunmacılarının iyice’’gömülüp’’ yardıma hazır oldukları savunma şekli. Hücumcunun ‘’float’’ edildiği adam adama savunma.
Schoolyard -
Okulun açık hava basketbol sahası.
Scoop Pass -
Tek elle alttan çabuk atılan pas. Kepçe pas.
Scorekkepers -
Sayıları tutanlar, masa hakemi.
Scoring -
Sayı yapma.
Scout -
Rakip takımları seyredip, oynadıkları oyunları ve oyuncuların özelliklerini rapor halinde hazırlamak.
Scouting -
İzleme, rakip takımı, oyuncuyu izleme.
Screen -
Perdeleme.
Secretariat -
Pozisyonunun en iyisi, diğerlerine baskın olan oyuncu.
Session -
Hücum ve savunma stratejilerinin konuşulduğu maç öncesi toplantısı.
Set Play -
Yapılacak hareketleri önceden planlanmış hücum oyunu.
Set Shot -
Stop yaptıktan sonra potaya hedef alınıp yapılan atış.
Sewer -
Topu kolayca içine alan çember.
Shadow Defense -
Gölge savunması. Savunmacıların hücumcuları sadece takip ettikleri çalışma şekli.
Shooting Clock -
Bir takımın sınırlı hücum süresini gösteren şut saati. 24 saniye cihazı. FIBA ve NBA kurallarına göre 24 saniye içinde hücum takımının topun çembere çarptırılması gerekmektedir.
Short Corner Area -
Üç saniye koridoru ile dip çizginin birleştiği noktaya yakın bölge.
Shot Chart -
Maçta atılan tüm şutların kaydedildiği kağıt.
Shovel Pass -
Tek veya iki elle alttan atılan pas.
Show-up -
Oyuncunun rakibin elindeki topa elini yaklaştırması, rakibe gözükmesi.
Sidelines -
Yan çizgiler.
Signals -
Parmak veya elle gösterilen işaretler.
Sixth Man -
6. adam. Oyuna giren ilk yedek oyuncu.
Size -
Oyuncuların vücut yapıları.
Sky Hook -
Çok yüksekten bombeli olarak atılan çengel atış.
Skywalker -
Gökyüzünde yürüyen, çok yükseğe sıçrayabilen.
Slam Dunk -
Smaç.
Slide moves -
Savunmada kayma hareketi.
Sliding -
Savunma duruşunda (stance) iken yapılan kayma adımları.
Slow Break -
Hücuma yavaş yavaş gelip set hücumuna başlama.
Small Forward -
Takımın en atletik oyuncusu. Kısa forvet.
Snatch -
Rakibin elinden ribaundu alma.
Speed -
Hız.
Spinning Layup -
Turnikeye başlarken vücudu yana doğru döndürüp topa falso verdirerek yapılan potalı atış.
Staff -
Ekip, kadro.
Stagger Stance -
Savunma duruşu. Bir ayak ötekinin biraz önünde, ayaklar omuz genişliğinde açık ve bir el topu çalmak için ileri doğru uzanmış.
Stance -
Duruş, genellikle savunma duruşu.
Standing upright -
Dik durmak.
Start The Clock -
Saatin çalışmaya başlaması.
Stats -
İstatistik.
Stay low -
Savunmada çok yer kaplamak için vücudu alçak tutmak.
Steal -
Top çalma.
Stealing the ball -
Topu çalmak.
Step and slide technique -
Adım atma ve kayma tekniği.
Steps -
Topla beraber, dribbling yapmadan yürüme. Bu bir kural ihlalidir.
Stopping On a Dime -
Koşan oyuncunun aniden durması.
Stretching -
Germe. Oyundan önce ve sonra yapılan ısınma ve soğuma jimnastiği.
Strong Side -
Oyun sırasında topun olduğu saha. Top tarafı.
Stuff -
Smaç yapma veya şutu kesme, blok yapma.
Stunting -
Savunmada devamlı değişiklik yapmak. Bölge savunması yaparken adam adama savunmaya dönme gibi.
Submarining -
Savunmacının, zıplayan hücumcunun altına girerek yaptığı faul.
Substitutes -
Yedekler.
Superstar -
Çok iyi oyuncu.
Sweep The Boards -
Herkesten yükseğe zıplayıp ribaundu almak.
Sweeping A Series -
Bir takımın rakip takım ile oynadığı tüm maçları kazanması.
Swish -
Hiçbir yere değmeyen şutun fileden geçişinde çıkan ses.
Switch -
Savunmada adam değişme.